
- Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayı verilerine göre kira artış oranının yüzde 31,49 olarak açıklanmasının ardından, ev sahipleri ve kiracıların yasal hakları yeniden gündeme geldi. İzmir Emlak Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Akgün, kira artışları, depozito iadeleri ve tahliye şartları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayı verilerine göre kira artış oranının yüzde 31,49 olarak açıklanmasının ardından, ev sahipleri ve kiracıların yasal hakları yeniden gündeme geldi. İzmir Emlak Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Akgün, kira artışları, depozito iadeleri ve tahliye şartları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Yasal kira artış sınırına dikkat çekti
Rıdvan Akgün, konut kiralarında uygulanacak artışın yasal sınırlar çerçevesinde yapılması gerektiğini belirterek, açıklanan oranın üzerinde tek taraflı zam uygulanamayacağını ifade etti. Beş yıllık kira süresini dolduran sözleşmelerde ise kira bedelinin yeniden belirlenmesi amacıyla mahkemeye başvurulabileceğini, bu süreçte emsal konutların kira değerlerinin dikkate alınabileceğini söyledi.
Kira borcunun ödenmemesi halinde ev sahiplerinin yasal yollara başvurabileceğini belirten Akgün, kanunda belirtilen şartların oluşması durumunda tahliye talep edilebileceğini kaydetti. Aynı kira yılı içerisinde iki haklı ihtara dayanan tahliye sürecinin de yasal koşullara bağlı olduğunu vurguladı.
Depozito iadesinde belgeler önem taşıyor
Depozito konusunda yaşanan anlaşmazlıklara da değinen Akgün, kiracının evden ayrılırken konutun teslim durumunu belgeleyen bir tutanak düzenlemesinin önemine işaret etti. Konutun ve demirbaşların durumunun kayıt altına alınmasının olası uyuşmazlıklarda taraflara kolaylık sağlayacağını belirtti.
Depozitonun iade edilmemesi halinde kiracının hukuki yollara başvurabileceğini ifade eden Akgün, kira sözleşmesinin ve ödeme belgelerinin saklanmasının önemini hatırlattı.
Yasal kira artışını kabul etmemenin tek başına tahliye sebebi oluşturmadığını belirten Akgün, ev sahiplerinin kiracıyı tahliye edebilmesi için kanunda belirtilen şartların oluşması gerektiğini söyledi. Türk hukukunda kira ilişkisinin on yılı aşmasıyla ilgili tahliye hükümlerinin de bulunduğunu, ancak bu sürecin sözleşmenin niteliğine ve yasal bildirim şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ekonomik koşullar her iki tarafı da etkiliyor
Ev sahibi ve kiracıların artan konut maliyetleri nedeniyle ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirten Akgün, kira bedelleri konusunda yaşanan anlaşmazlıkların çözümünde yasal hakların bilinmesinin önemine dikkat çekti.
Kira artışı, depozito ve tahliye konularında hem ev sahiplerinin hem de kiracıların sözleşme hükümlerini ve yürürlükteki mevzuatı dikkate alması gerektiği vurgulandı.






